Kas
11
2010

KAŞ’TA TATTIIMMMMMM

Sevdim hatta Bayıldıımmmmmmm
ve hatta önümüzdeki yaza kadar orası için yaşıycam :))
I loved, even more I adored
and I shall be breathing till the next summer just to go there

Bahçe Balık, Kaş- Bahçe Fish Restaurant
Şanslıydım ki erkek arkadaşıma 29 Ekim civarı izin çıktı ( aslında bütün yaz onunla izin kullanmadan geçti, ama önemli diil, önemli olan onunla olmak ve o anda istediğimiz yerde olabilmek :))
Kaş’a koştura koştura vardığımızda 27 Ekim, saat akşam tam 6’yı gösteriyordu, Büyük Çakıl’da ki arkadaşımızın yanına akşamüstü demlenmesine gittik, ne de olsa yol yorgunuyduk, düz bir deniz, ses yok, köpekler, köpek yavruları, kediler, kedi yavruları,
nereye ışınlandık diye düşünürken birer soğuk kadeh içki ve şuur patlaması, çok ama çok uzaktaydık İstanbuldan, ÇOOOK,
OH BEEEE
I was or we were lucky to spend our summer vacation!! around 29th of October ( we couldn’t go on any vacation during the summer but it didn’t matter. The only thing that mattered was to be together at where ever we wanted, that date is the National Republic day of Turkey)
It was 6 o’clock, 27th of October when we arrived at Kaş in a hurry. Our friend had started drinking at Büyük Çakıl, we joined him there, after a tiresome journey we needed to see the dead calm sea, no noise around, dogs, puppies, cats, kittens…
just we were thinking ‘where are we’, had our cold drinks first sip and suddenly realised we were so much far away from Istanbul, sooo much
AH AH AH
Kendimize gelince, koşa koşa Bahçe Balığa, meraba biz geldik
balık köftesi, karidesli börek, midyeli lahana dolması, bol bol zeytinyağlı fava ve finalde lokumcuk ahtapot ızgara,
Then we started moving fast to get to Bahçe Fish Restaurant, ‘Hello, here we are’,

sağda karidesli börek, tabağımda yarısı yenmiş balık köfte

ahtapot ızgara

lezzet yüklü lokmalar,
hatta ağzınız çok sulanırsa ‘lezzet lüklü lokmalal’
yeni seri anasonlu yeni rakı ile yükseldik,
we raised in the sky with the much delicious bites of wonderful food while drinking new series of aniseed raki

ortada midyeli lahana sarma, sağda fava

Kaş zaten böyle yapar adamı,
hayatımda ilk defa sokaklarında yasemin soluyarak gezdim bir yerin (2003),
ilk defa gece denizinde hem göğe yükseldim, hem en derinlerde soludum,
her yerinde evdeymiş gibi hissettim,
herkeşlerle gönlümce konuştum,
rahattım,
rahattı,
sakindi,
yormadı,
sormadı,
beni bana bıraktı hep,
müdahele etmeden, dürtmeden…

hat’s how Kaş always treats you,
The first time I strayed in the streets of jasmine smell
every place was home to me,
ı could chat with anyone,
I was calm,
She was calm,
She was cool,
didn’t ask, didn’t bore,
always left myself with me

Bu yazıyla alakalı diğer yazılar:

Yorum yok »

RSS feed for comments on this post. TrackBack URL


Yorum yaz

*

Bu sitede yer alan makale ve tariflerin içeriği izinsiz olarak kopyalanamaz, çoğaltılamaz ve yayınlanamaz.
WP 4K Bilisim

FireStats icon Powered by FireStats
Önceki yazıyı okuyun:
BEN GELDİİİİMMMM

Merhabalaaarrr, Nereden başlasam diye düşünüp durdum, en kolayını buldum, gördüklerim, tattıklarım, sevdiklerim, gönlüme yerleştirdiklerim, unutamadıklarım, kayıt ettiklerim hepsi, hep beraber...

Kapat